Kişilik gelişmesi ve yapılanmasında temelin çocukluk döneminde atıldığı gerçeği geçerliliğini korumaktadır. Sosyal uyum üzerine yapılan çalışmalar, ailenin çocuk üzerindeki ilk etkilerinin son derece önemli olduğunu göstermiştir. Okul öncesi dönemde çocuk, sosyal birey olmayı öğrenirken aynı zamanda özdeşim yapacağı bir modele gereksinim duyar. Çocuğun kişilik oluşumu için gerekli olan özdeşim, büyük olasılıkla aile içindeki yakın bir üye ile gerçekleşmektedir. Genellikle çocuklar özdeşimi anne-baba ile kurmaktadır, fakat aile içinden bir erişkin de özdeşim nesnesi olabilir. Özdeşim kurduğu kişinin özellikleri yönünde çocuğun kişiliği olumlu ya da olumsuz olabilir.
Çocuğun anne babadan aldığı iki şey vardır:
**Sevgi; kabullenme, koruma, kollama ve sevecenlik gibi bütün olumlu duyguları içerir.
**Eğitim; öğretilen her şeyi, verilen bilgileri, becerileri, yasakları, kuralları, inançları, değer yargılarını, görgü kurallarını ve insanın sosyalleşmesi için gerekli olan tüm toplumsal değerleri kapsar.
Olumsuz aile tutumlarında ailenin verdiği sevgi ya yetersiz veya aşırı, eğitim ise gevşek ya da sıkı olmaktadır.
Aşırı denetim çocuğu pasifleştirirken aşırı hoşgörü çocuğun şımarmasına neden olmakta ve olgunlaşmasını engellemektedir.
OLUMSUZ AİLE TUTUM ŞEKİLLERİ
- Aşırı sevgi ve gevşek eğitim:
Bu tutumu gösteren ailelerde sevgi, çocuğa şımartılacak derecede çok verilir ve disiplin yok denecek kadar azdır. Aileler çocuktan çok az şey beklerler. Erişkinlik yaşamlarında sorumluluk taşımayan, hep alıcı bireyler olarak karşımıza çıkar. Aile daima verici durumdadır. Bu tutumda verilen sevgi, aşırı vericilik ve aşırı koruyuculuk biçimindedir. Ailenin disiplin tarzında ise gerçek olmayan hoşgörü vardır. Çocukların doyumsuz ve bencil olma olasılıkları bu tutum tarzında fazladır. Çocuk dayanaksız ve doyumsuz kaldığında ise alkol, kumar ve madde kullanımına başlama olasılığı artar.
Bazı anne babalar otorite olmayı öğrenememişlerdir; bu aileler çocuklarına gerekli sınırlamaları koyamazlar. Bazı anne babalar ise katı baskı altında yetişmişlerdir. Kendi yaşayamadıklarını çocuklarına yaşatmak isterler ve çocuklarına doyum sağlamaya çalışırlar. Ne var ki, sınırların katı ve dar olması kadar iyi çizilmemesi de çocuğun gerekli rehberlikten yoksun kalmasına neden olur. Bu şekilde yetiştirilen çocuklarda başkaldırıcı ve toplumdışı davranışlar daha sık gözlenir.
2. Aşırı sevgi ve sıkı eğitim:
Burada sevgi aşırı verici ve koruyucu bir davranışla sunulmaktadır. Ancak çocuğa bir bebek gibi bakıldığı halde, çocuktan beklenenler çoktur. Aile çocuktan hiçbir şey esirmez. Ayrıca çocuktan aşırı derecede başarı beklenir.
Bu tutumla yetiştirilen çocukların kişilikle ilgili sorun yaşama olasılığı çok yüksektir. Bu beklenti, sevgi ile beraber sunulduğundan çoğunlukla çocuklar tarafından kolay benimsenir. Bazen çocuk bu özellikleri çok sindirmiştir ve kendisini aşırı derecede kontrol eder; böylece acımasız bir üst benliğe sahip erişkin olarak yetişir.
3.Yetersiz sevgi ve aşırı disiplin:
Sıkı eğitim vardır ve disiplin genellikle aşırı cezalarla uygulanır; en küçük şeyde cezalandırma (dayak, şiddet) yoluna gidilir. Çocuk çoğunlukla aşağılanır ve horlanır.
Böyle yetiştirilen çocukların saldırgan ve anti-sosyal davranışlara eğilimi artar. Bu tür ailelerde büyüyen çocuklar, karşı çıkma ve saldırganlık gibi yollarla kendilerini kabul ettirmek isterler ve kendi iç dünyalarını açıklamakta zorlanırlar.
4. Gevşek eğitim ve yetersiz sevgi:
Bu durum yoksul ve kalabalık ailelerde gözlenir. Çocuğa düşen sevgi ve ilgi payı azdır. Çocuğun eğitimi de yetersizdir. Çocuk, kendi yolunu bulmaya çalışır. Pasif ve donuk kişilik yapısına sahip olurlar. Bu tutumda da disiplinsizlik söz konusudur, ancak disiplinsizliğin buradaki nedeni sorumsuzluk ve ilgisizliktir. Sevginin yetersiz oluşu aşırı iticiliğe neden olur. Çocuk yeterli sevgi ve bakım görmez. Hazır olmadığı çağlarda bağımsızlığa zorlanır; bir an önce kendi kendisine yetmesi ve kendisine bakması beklenir.
Diğer Olumsuz Aile Tutumları
- Anne ve babanın tutumları arasında tutarsızlık
- Aile içindeki kardeşlere farklı tutumlar
- Aile içi kutuplaşmalar
En sağlıklı tutum;
?Temel gereksinimleri en uygun biçimde karşılayan,
?Kişide kendi kendisini doyurabilme yetisi geliştiren,
?İki temel öğeyi en sağlıklı biçimde ve oranda içinde bulunduran tutumdur.
Disiplin, çocuğa istenilen davranış ve alışkanlıkları öğretir, kendi kendini denetleme ya da iç denetim demek olan ahlak gelişimini sağlar. Disiplinin temel ilkeleri; tutarlılık ve esnekliktir.
Katı ve baskıcı disiplin çocuğun anne babaya karşı korku, öfke ve kızgınlık içinde olmasına neden olur, çocuğa saldırgan olmayı ve sorunlarını şiddet yoluyla çözmeyi öğretir ve zayıf vicdan ve ahlak gelişimine yol açar.
Ailedeki disiplin,
**Hem yeteri kadar hem de çocuğun yaşına uygun olmalıdır.
**Kurallar açık olmalı ve uygulanabilmelidir.
**Ceza verilmesi gerekiyorsa hemen uygulanmalı ve üstü örtülmemelidir.
**Ceza, çocuğun özüne değil de davranışlarına yönelik olmalıdır.
**Anne babalar çocuklarına sevgi, anlayış, sabır ve hoşgörü ile disiplin vermelidir.
Disiplinin iki temel amacı vardır;
1-Çocuğa anlaşılır, kesin ve sınırları olan, güvenli bir ortam sunmaktır. Bu ortam çocuğun sağlıklı gelişimi için gereklidir.
2-Çocuğun kendi kendini yönetme yeteneği yani özdenetim kazanmasıdır. Çocuk denetim altında değilken de öğrendiklerini uygulayabilmeli, kurallara uymayı sürdürebilmelidir.
Disiplin İçin Önemli İlkeler
1. Aile tutarlı olmalıdır.
2. Anne babanın sözbirliği ve işbirliği yapması disiplin için gereklidir.
3. Anne baba davranışlarıyla çocuğa örnek olduğunu unutmamalıdır.
Anne babaların, çocuklarına karşı tutumlarını etkileyen başlıca faktörler
> Anne ve babanın zihinlerinde nasıl bir çocuk istedikleri konusunda, daha doğumdan önce hayali bir çocuk kavramı oluşur. Dünyaya gelen çocuk, anne ve babanın beklentilerine uygun olmadığı takdirde, oluşan kırıklık sonucu, anne babada reddetme tavrı gelişir.
> Toplumun kültürel değerleri
> Çocukların sayısı
> Cinsiyeti
> Kişilik özellikleri
> Anne-babanın kendi çocukluk yıllarındaki deneyimleri
> Aile içinde eşler arasındaki ilişki etkilidir.
Aileler çocuklara yönelik demokratik, güven verici ve kabul edici tutum sergilerlerse çocuklar sağlıklı kişilik yapısına sahip olurlar. Bu tutum için aileler;
-- Çocuğu her yönüyle kabul etmeli,
-- Aile yol gösterici olmalıdır fakat karar alma aşamasında serbest bırakılmalı,
-- Ailedeki sınırlar herkes tarafından belirlenmeli,
-- Ailede içinde belirlenen kuralların mantıklı açıklaması çocuklara yapılmalı,
-- Aileyle ilgili kararlar tüm fertlerle birlikte alınmalı,
-- Anne baba duygularında net ve açık olmalıdır.
Ateş Böceği Anaokulu
Psikolog Derya ÇAYIRLI
|